Zeka testi sonuçları şaşırttı: Mezun rekoru kıran ülke açıklandı

İskoçya, esnek ve kapsayıcı eğitim sistemi sayesinde nüfusuna oranla dünyanın en yüksek mezun yoğunluğuna sahip bölgelerinden biri haline geldi.

Kuzey Avrupa’nın bu köklü coğrafyasında dolaşırken dikkat çeken ilk şey gökdelenler ya da kalabalık caddeler değil, sokaktaki insanların eğitim seviyesi oluyor. Kafelerde, toplu taşımada ya da kamu binalarında karşılaşılan her iki kişiden birinin yükseköğrenim mezunu olması, tesadüfle açıklanamayacak bir tabloyu ortaya koyuyor. Uzmanlar bu nedenle burayı uzun süredir “mezun fabrikası” olarak tanımlıyor. Söz konusu ülke ise İskoçya.

Son yıllarda yayımlanan resmi veriler, İskoçya’nın eğitimde Birleşik Krallık içindeki dengeleri altüst ettiğini gösteriyor. Geleneksel olarak akademik başarı denince akla gelen Oxford ve Cambridge gibi şehirleri geride bırakan İskoç kentleri, yükseköğrenim mezunu oranında zirveye yerleşmiş durumda. Özellikle Edinburgh, nüfusuna oranla sahip olduğu mezun sayısıyla dikkat çekiyor.

Rakamlar Ne Söylüyor?

City Outlook ve benzeri araştırma kuruluşlarının paylaştığı verilere göre Edinburgh’da çalışan nüfusun yarıdan fazlası üniversite ya da üniversite düzeyinde bir diplomaya sahip. Bu oran, yalnızca prestijli okulların bulunduğu birkaç elit şehirde görülen seviyelerin de üzerine çıkıyor. Uzmanlara göre bu durum, şehrin finans, kamu ve teknoloji sektörlerinde adeta bir beyin merkezi haline gelmesini sağlıyor.

Sistemin Asıl Gücü Üniversiteyle Sınırlı Değil

İskoçya’yı farklı kılan nokta, başarıyı yalnızca klasik üniversite diplomalarına bağlamaması. Ülkede yükseköğrenim tanımı oldukça geniş tutuluyor. Dört yıllık lisans programlarının yanı sıra, Yüksek Ulusal Sertifika (HNC) ve ileri düzey mesleki yeterlilik programları da bu istatistiklere dahil ediliyor. Bu sayede toplumun büyük bir bölümü, doğrudan iş gücünde karşılığı olan teknik ve analitik becerilerle donatılıyor.

Bu esnek yapı, eğitimi belirli bir yaş aralığına hapsetmiyor. İskoçya’da insanlar 30’lu, 40’lı yaşlarında dahi eğitim sistemine geri dönerek yeni sertifikalar alabiliyor. Uzmanlar, bu durumun bilişsel kapasiteyi canlı tuttuğunu ve “zeka seviyesi yüksek toplum” algısını beslediğini ifade ediyor.

Akademik Kültür Gündelik Hayatın Parçası

İskoç şehirlerinde eğitim yalnızca sınıflarla sınırlı değil. Kütüphaneler, halka açık konferanslar ve üniversite-şehir iş birlikleri, akademik düşünceyi günlük yaşamın bir parçası haline getiriyor. Bu ortamda yetişen bireyler, eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerini erken yaşta kazanıyor. Eğitim uzmanları, yüksek mezun oranının zeka göstergesi olarak algılanmasının arkasında bu kültürel sürekliliğin yattığını belirtiyor.

Ekonomiye Yansıyan Bir Beyin Havuzu

Yüksek eğitim seviyesi, İskoçya’yı yalnızca akademik değil ekonomik açıdan da cazip kılıyor. Finans kuruluşları, kamu kurumları ve teknoloji şirketleri, nitelikli iş gücü bulmak için Londra gibi dev metropoller yerine Edinburgh ve çevresini tercih edebiliyor. Bu da şehirlerin “akademik kale” olarak anılmasını pekiştiriyor.