Avrupa’da uzun süredir tartışılan teflon ve benzeri yapışmaz ürünler için en sert adımlardan biri atılıyor. Fransa, halk sağlığı ve çevre üzerindeki etkileri nedeniyle “sonsuz kimyasallar” olarak anılan PFAS içeren ürünlere yönelik kapsamlı bir yasak sürecini resmen yürürlüğe soktu. Resmî düzenlemeye göre, belirli tüketim ürünlerinde bu maddelerin kullanımına 1 Ocak itibarıyla izin verilmeyecek.
PFAS olarak bilinen perfloroalkil ve polifloroalkil maddeler, doğada neredeyse hiç parçalanmamaları ve insan vücudunda uzun süre kalabilmeleri nedeniyle bilim dünyasında ciddi endişe yaratıyor. Fransa’da alınan karar, bu risklerin artık göz ardı edilemeyecek noktaya geldiğini gösteriyor.
Teflon tavalar raflardan kalkıyor
Fransa Resmî Gazetesi’nde yayımlanan kararnameyle birlikte, yüksek oranda PFAS içerdikleri belirtilen teflon tavalar yasak listesine alındı. Avrupa genelinde teflon ürünlere yönelik kısıtlamalar daha önce de gündeme gelmişti. Ancak bugüne kadar milyonlarca kişi bu tavaları kullanmaya devam etti. Fransa’nın yeni düzenlemesi, bu alanda şimdiye kadar atılmış en net ve sert adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Yetkililer, özellikle çizilen ve aşınan teflon yüzeylerin risk oluşturduğuna dikkat çekiyor. Bu tür yüzeylerde, yapışmazlığı sağlayan kimyasalların yiyeceklere karışabildiği ve doğrudan vücuda alınabildiği vurgulanıyor.
Yasak sadece mutfakla sınırlı değil
Yeni düzenleme yalnızca tavaları kapsamıyor. 1 Ocak’tan itibaren tekstil ürünleri, ayakkabılar, kozmetik ürünleri ve hatta kayak mumları gibi birçok farklı tüketim malında da PFAS kullanımı yasaklanacak. Düzenleme; Fransa’da üretilen, satışa sunulan, ithal edilen ve ihraç edilen yeni ürünlerin tamamını kapsıyor.
Bununla birlikte tüm sektörler bu yasaktan etkilenmeyecek. Ordu ve savunma alanında kullanılan, güvenlik açısından kritik kabul edilen bazı özel ekipmanlar, istisna kapsamında tutuldu. Yetkililer, bu alanlarda kısa vadede alternatif bulunmasının zor olduğunu belirtiyor.
Firmalara geçiş süresi tanındı
Kararname, piyasadaki mevcut ürünleri de dikkate alıyor. 1 Ocak 2026’dan önce üretilmiş ve hâlihazırda stoklarda bulunan PFAS içeren ürünler için firmalara 12 aylık bir geçiş süresi verildi. Bu süre boyunca mevcut stokların kontrollü şekilde piyasadan çekilmesine izin tanınacak.
Bu geçiş döneminin hem üreticiler hem de perakendeciler için önemli olduğu, ani bir yasak yerine kademeli bir dönüşüm hedeflendiği ifade ediliyor.
Sağlık riskleri bilimsel verilerle destekleniyor
Uzmanlara göre PFAS ailesine ait bazı maddeler, vücutta birikerek ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Özellikle perflorooktanoik asit (PFOA) gibi bileşenlerin karaciğer, böbrek ve bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratabildiğine dair güçlü bilimsel bulgular bulunuyor. Tiroid bezinin işleyişinin bozulması, hormonal dengesizlikler ve üreme sağlığı üzerindeki etkiler de riskler arasında sayılıyor.
Araştırmalar, bu maddelerin anne sütü yoluyla bebeklere geçebildiğini ve uzun vadeli etkiler yaratabildiğini de ortaya koyuyor. Fransa’daki düzenlemenin temel gerekçesi de bu sağlık risklerinin önüne geçmek.
Türkiye’de de gündeme gelebilir mi?
Fransa’nın aldığı bu karar, gözleri Avrupa Birliği ve Türkiye’ye çevirdi. Türkiye’de PFAS kullanımına yönelik kapsamlı bir yasak henüz bulunmuyor. Ancak Avrupa’da kuralların sıkılaşması, AB’ye ihracat yapan Türk üreticiler için dolaylı bir baskı anlamına geliyor.
Uzmanlar, AB mevzuatına uyum süreci kapsamında Türkiye’de de benzer kısıtlamaların önümüzdeki yıllarda gündeme gelmesinin olası olduğunu belirtiyor.