Avrupa havacılık sektöründe uzun süredir kulislerde konuşulan bir iddia yeniden gündemin merkezine yerleşti. Artan yolcu talebi, yükselen yakıt fiyatları ve operasyonel maliyetler karşısında çözüm arayan bazı hava yolu şirketlerinin, uçaklarda “yarı ayakta” yolculuk dönemine geçmeye hazırlandığı öne sürüldü. İddiaların merkezinde ise yolcu kapasitesini artırmayı hedefleyen sıra dışı bir koltuk tasarımı bulunuyor.
Skyrider 2.0 Koltukları Nedir
Söz konusu sistem, İtalyan tasarım firması Aviointeriors tarafından geliştirilen ve “Skyrider 2.0” adı verilen koltuk konseptine dayanıyor. Bu tasarımda yolcular klasik koltuklarda olduğu gibi tamamen oturmuyor; daha dik bir pozisyonda, adeta yaslanarak seyahat ediyor. Koltuk aralıklarının ciddi biçimde daraltıldığı sistem, özellikle kısa mesafeli uçuşlar için planlandı.
Skyrider 2.0’ın temel mantığı, yolcunun vücut ağırlığını tamamen koltuğa vermek yerine, bacaklar ve bel üzerinden dengeyi sağlamak. Bu sayede koltuklar daha ince, daha hafif ve daha az yer kaplayan bir yapıya kavuşuyor.
Hava Yollarının Hedefi Kapasiteyi Artırmak
Havayolu şirketlerinin bu modele ilgisinin arkasında iki temel neden bulunuyor: maliyetleri düşürmek ve uçak başına taşınan yolcu sayısını artırmak. Skyrider 2.0 koltuklarının kullanılması halinde, uçak içi kapasitenin yaklaşık yüzde 20 oranında artabileceği belirtiliyor. Bu da aynı uçakla daha fazla yolcunun taşınabilmesi anlamına geliyor.
Sektör temsilcileri, artan kapasitenin bilet fiyatlarına da yansıyabileceğini savunuyor. Özellikle 1–2 saatlik kısa uçuşlarda, daha uygun fiyatlı bilet seçeneklerinin sunulması hedefleniyor. Böylece hem havayolu şirketleri gelirlerini artırmayı hem de fiyat hassasiyeti olan yolcuları çekmeyi planlıyor.
Konfor Tartışması Sosyal Medyada Büyüyor
Skyrider 2.0 tasarımı, sosyal medyada kısa sürede geniş yankı uyandırdı. Pek çok kullanıcı, ayakta ya da yarı ayakta seyahatin “insanlık dışı” olduğunu savunarak uygulamaya sert tepki gösterdi. Özellikle uzun boylu yolcular, yaşlılar ve sağlık sorunu olanlar için bu sistemin ciddi riskler barındırabileceği yorumları yapıldı.
Öte yandan bazı kullanıcılar ise uygulamayı pragmatik bir çözüm olarak görüyor. “Uçak zaten otobüs gibi kullanılıyor” yorumları yapılırken, kısa mesafeli ve ucuz uçuşlar için konfordan feragat edilebileceğini savunanlar da dikkat çekiyor.
Güvenlik Ve Sertifikasyon Süreci
Her ne kadar sistemin bu yıl hizmete girebileceği iddia edilse de, Skyrider 2.0 koltuklarının kullanılabilmesi için ciddi bir sertifikasyon sürecinden geçmesi gerekiyor. Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı’nın (EASA) yolcu güvenliği, acil tahliye süresi ve çarpışma dayanımı gibi konularda onay vermesi şart.
Uzmanlar, özellikle acil durumlarda yolcuların hızlı tahliyesinin bu sistemde nasıl sağlanacağının netleşmesi gerektiğini vurguluyor. Ayakta veya yarı ayakta konumlanan yolcuların, ani türbülans ve sert manevralar sırasında nasıl korunacağı da yanıt bekleyen sorular arasında yer alıyor.
Bu Yıl Uygulamaya Geçilebilir Mi
Havacılık kaynaklarına göre bazı düşük maliyetli hava yolu şirketleri, Skyrider 2.0 konseptini yakından takip ediyor. Henüz resmi bir havayolu ismi açıklanmış değil ancak test ve fizibilite çalışmalarının sürdüğü ifade ediliyor. Uygulamanın hayata geçmesi halinde, havayolu yolculuğunda alışılmış konfor anlayışının kökten değişmesi gündeme gelecek.
Ayakta yolculuk fikri ilk kez ortaya atılmıyor. Ancak bugüne kadar tepkiler ve güvenlik kaygıları nedeniyle hayata geçirilememişti. Bu kez artan maliyet baskısı, şirketleri daha radikal çözümler düşünmeye itmiş görünüyor.