ABD’nin Kentucky eyaletinde yer alan ve uzunluğu yaklaşık 675 kilometreyi bulan Mammoth Mağarası, bu kez doğal güzelliğiyle değil, bilim dünyasını heyecanlandıran bir keşifle gündeme geldi. Dünyanın en büyük mağara sistemi olarak kabul edilen Mammoth Mağarası’nda yürütülen paleontolojik çalışmalar, yaklaşık 325 milyon yıl öncesine tarihlenen iki yeni fosil köpekbalığı türünü ortaya çıkardı. Uzmanlara göre bu bulgu, Kuzey Amerika’nın tarih öncesi deniz yaşamına dair önemli boşlukları dolduruyor.
Araştırmalar, mağara sisteminin derinliklerinde yer alan Orta ve Geç Mississippian dönemine ait kireçtaşı tabakalarında gerçekleştirildi. Bu dönem, Dünya’nın geniş alanlarının sığ ve sıcak denizlerle kaplı olduğu bir zaman dilimi olarak biliniyor. Bilim insanları, bugün karalarla çevrili olan Kentucky bölgesinin, milyonlarca yıl önce zengin bir deniz ekosisteminin parçası olduğunu bu fosillerle doğrulamış oldu.
İki yeni köpekbalığı türü tanımlandı
Araştırma ekibi, fosil kalıntılarını detaylı incelemeler sonucunda bilim dünyası için tamamen yeni iki tür olarak tanımladı. Bu türlere Troglocladodus trimblei ve Glikmanius careforum adı verildi. Her iki canlının da “ktenakant” olarak bilinen ilkel köpekbalıkları grubuna ait olduğu belirlendi. Uzmanlar, bu türlerin yaklaşık 3 ila 3,6 metre uzunluğa ulaşabildiğini ve boyut olarak günümüzdeki okyanus beyaz uçlu köpekbalıklarıyla benzerlik gösterdiğini ifade ediyor.
Bu köpekbalıklarının güçlü çene yapıları ve keskin dişleri, dönemlerinin en etkili avcıları arasında yer aldıklarını düşündürüyor. Fosiller, yalnızca boyutlarıyla değil, anatomik detaylarıyla da araştırmacılara değerli veriler sunuyor.
Nadir kıkırdak dokusu heyecan yarattı
Keşfin en dikkat çekici yönlerinden biri, genç bir Glikmanius careforum bireyine ait kısmi çene ve kıkırdak kalıntılarının bulunması oldu. Kıkırdak dokunun fosilleşmesi son derece nadir görülen bir durum olarak biliniyor. Bu nedenle elde edilen bulgular, köpekbalıklarının beslenme alışkanlıkları, avlanma teknikleri ve çene mekanizmaları hakkında doğrudan bilgi sağlıyor. Bilim insanları, bu kalıntıların köpekbalığı evriminin erken aşamalarını anlamada kilit rol oynayacağını vurguluyor.
Antik denizlerin zenginliği ortaya çıkıyor
Araştırmalar yalnızca iki türle sınırlı kalmadı. Mammoth Mağarası içinde yapılan incelemelerde, 70’ten fazla farklı antik balık türüne ait izlere de rastlandı. Bu bulgular, bölgenin bir zamanlar sığ kıyı denizleriyle kaplı olduğunu ve çok sayıda deniz canlısına yaşam alanı sunduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre, bu çeşitlilik, dönemin ekolojik dengesine dair önemli ipuçları barındırıyor.
Geniş iş birlikleriyle mümkün oldu
Bu kapsamlı çalışma; Ulusal Park Servisi Paleontoloji Programı, çeşitli üniversiteler ve gönüllü mağara araştırmacılarının ortak katkısıyla yürütüldü. Mağara Araştırma Vakfı’nın saha çalışmalarındaki desteği de özellikle vurgulanıyor. Türlerden birine verilen “careforum” adının, bu katkıyı onurlandırmak amacıyla seçildiği belirtiliyor.
Evrimsel sürece dair yeni ipuçları
Bilim insanlarına göre bu fosiller, süper kıta Pangea’nın oluşum sürecinde deniz canlılarının nasıl evrimleştiğini anlamak açısından büyük önem taşıyor. Kara parçalarının birleşmesi ve deniz seviyelerindeki değişimler, bu tarih öncesi köpekbalıklarının dağılımını ve gelişimini doğrudan etkiledi.
Mağaranın yıl boyunca sabit kalan sıcaklık ve nem koşullarının, fosillerin milyonlarca yıl boyunca bozulmadan korunmasına katkı sağladığı ifade ediliyor. Araştırmacılar, hassas kalıntıların zarar görmemesi için çalışmalarını son derece titiz yöntemlerle yürüttü.